Tanıtım Toz Duman!

TANITIM TOZ DUMAN
Vatan Gazetesi yazarı Selahattin Duman, geçtiğimiz günlerde Kastamonu ismini gazetesine taşıdı…
Gazetesi aracılığıyla da Türkiye’ye…
Kastamonu’da da Selahattin Duman’ın memleketimizi beş ayrı yazıyla köşesine taşıması sevinçle karşılandı…
Yazılarını sitesinde yayınlayanlar…
Duman’a övgüler düzenler…
El çırpanlar…
Bir bayram ilan etmediğimiz kaldı…
Allah için güzel de döşemiş Selahattin Duman beyefendi…
Bir şehir bu kadar güzel anlatılıp bu kadar berbat bir finalle yerin dibine sokulabilirdi!

MİRAC'IM OL!

MİRACIM OL…
Hüzün yılıydı senin için…
Vefakar eş Hatice’ül Kübra yoktu artık…
Kol kanat geren amca Abdülmütttalip…
Taif’te sana yönelen taşlar…
Merhamet dilenerek değdi mübarek tenine…
En savunmasız…
En çaresiz…
En güçsüz kaldığını sandığın anda…
İnsanlığın tahayyül edemeyeceği…
Aklın sınırlarının kafi gelmeyeceği nimetlerle...
Hüzünlenen gönlüne ferahlık verdi Yüce Mevla…

KUZKA'dan Turizm Atağı

KUZKA’DAN TURİZM ATAĞI…
Bacasız fabrikanın dumanının tütmesini bekliyoruz yıllardır…
Memleketin en büyük hazinesi bu fabrikanın ambarlarında duruyor çünkü…
Deniz ararsan tertemiz sahiliyle…
Yayla ararsan yeşilin bin bir tonuyla…
Kar ararsan tipisi eşantiyon…
Kültür ararsan tarihi, dini, etnografyayı harmanlamış vaziyette…
Kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, turizm sektöründe yer alan isimleri…
Karınca kararınca turizm çorbasına şimdiye kadar katkı sağladılar…

Artık Sesimiz Daha Gür

ARTIK SESİMİZ DAHA GÜR

Çocukluğumda, yaz tatillerinde Azdavay’ın en güzel köylerinden birisi olan Saray köyüne giderdik…
Devrekani çayının hemen kenarında yeşilin maviyle sarmaş dolaş gezindiği geniş bir düzlüğün yamacında kurulu olan köyüm, doğal güzelliği yanında Manastır, Kilise ve Kervansaray kalıntılarına sahip olmasıyla da tarihi bir gizem sahibidir…
Çobanlığa çıktığımızda, bizi en çok büyükbaşların “cıııız” tutması, küçükbaşların ağaçlara saldırması yorardı…
Güneş şakanın dozunu kaçırıp beynimizde yumurta pişirmeye başladığında küçükbaşlar hemen gölgeliklere sığınır, eğer açık arazidelerse birbirlerinin boyunları altına girerek gölgelenirlerdi…

Bir İlçenin sesi Olmak

Basın…
Toplumun gören gözü…
Duyan kulağı…
Hatta dile gelen arzu hali…
Kastamonumuz bu konuda hem şanslı hem de talihsiz bir il…
Şanslı;
Merkez’de 5 günlük gazete çıkmakta…
Birçok ilçesinde günlük, haftalık ve aylık periyotlarda uzun soluklu yayınlar hayatını devam ettirmekte…
4 radyosuyla dinleyicisinin kulağının pasını siliyor Kastamonu…
Talihsiz;
Beyazcam’da “ateş almaya gelen misafir” konumundan kurtulamıyor…

Bir Madonna Geçti!


7 Haziran 2012

Dünya starı Madonna İstanbul’da…

Konser öncesi;

Tüm kulis krem rengi halı ile kaplandı…

250 adet canlı çiçek konuldu bazı odalara…

Konserin verileceği TT Arena stadında bir fitness salonu kuruldu…

Teknik ekibin rahat dolaşabilmesi için golf arabaları temin edildi…

45 Tır dolusu konser araç gereci…

3 özel uçak…

Kendi 3 özel koruması hariç 50 yakın koruma…

1500 güvenlik görevlisi…

2000 çalışan…

ANADOLU AJANSI

ANADOLU AJANSI

Tarih…
Sosyal ilimler arasında toplumsal belleğin şekillenmesinde en büyük etkiyi oluşturan bilim dalı…
Yunus Mürebbi imzasını taşıyan yazılarda sık sık karşınıza çıkar…
Gelecek geçmişin ışığında aydınlanır…
Kendi tarihini yazamayanların tarihini başkaları yazar…
Tarihi yazan talihi de belirler…
Tarih yapmak kadar yazmak da önemlidir…
Tarih yapan Osman Gaziler, Fatihler, Yavuzlar, Abdülhamidler, Atatürkler…
Tarih yazanlarca gelecek nesillere aktarılır ve toplumsal bellek tarih yazanların kudretince sağlam olur…

DUVARA KARŞI

DUVARA KARŞI!

Kastın Ne İdi Moni? Masalının hala revaçta olduğu bir memleketinde…
Festivallerde, şenliklerde, panayırlarda, eğlencelerde isimli, isimsiz şarkıcı güruhuna para akıtmanın kültüre katkı…
Günlük çıkan gazetelere aboneliğin gereksiz…
Dergilere reklam vermenin lüzumsuz…
Kitaplara destek olmanın fuzuli görüldüğü bir anlayışa…
Şimdi sözün burasında;
Mustafa Gökhan Gülşen, Turhan Topçuoğlu, Nejdet Demir, Mehmet Sayan, Ahmet Sevgilioğlu isimlerinin değerini bir kez daha anlayıp anma…
Neyse… Yunus Mürebbi kimliğine indirmeyelim olayı…
Ne diyorduk?
Pardon ya…
Bu duvar sizin miydi?!

PAPATYANIN YAPRAKLARI

PAPATYANIN YAPRAKLARI

Önder olmak kolay değildir…
Öncelikle inanç gerektirir…
Ardından azim, sebat, ısrar, motivasyon, plan, proje, ekip…
Bir adam çıktı…
Dyned diye bir şey attı ortaya,
son günlerini yaşadığımız eğitim – öğretim sezonun başında…

Tek Millet Kaç Devlet?


Artık bir gelenek oldu…

Gerçek manada olimpiyat statüsü kazandı…

Türkçe Olimpiyatları…

2003 yılında 17 ülke ve 100 civarında öğrencinin iştirak ettiği mütevazi bir etkinlikti…

İlk yıllarında birkaç tv kanalı dışında bu etkinliği ısrarla görmedi gör(me)sel medya!

Fakat son yıllarda neredeyse tüm kanallar Türkçe Olimpiyatları ile yatıp kalkar hale geldi…

Bu yıl tam 135 ülkeden 1500 civarı öğrenci ile Türkçe’ nin dünya dili, barış dili, sevgi dili olduğu haykırılıyor tüm 

dünyaya…

Onuncu yılında ona katladı kendini…